Sosyal Medya

İSLAM

KALP MEDENİYETİ (1)

Kalbi sadece kan pompalayan bir uzuv olarak tanımlamak ne büyük zulümdür. Marifetullah makamı olan kalp özün özüdür

 
 “Ancak Allah'a kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur)”(Şuara89)
 
Kalbi sadece kan pompalayan bir uzuv olarak tanımlamak ne büyük zulümdür. Marifetullah makamı olan kalp özün özüdür. Uzuvların emiri makamında olan kalp, aklı selim onun veziri olmadıkça istikameti bulamaz kalp makamına akli selim yerine nefis emir olursa işte o zaman kalbi selim yerini hasta bir kalp alır.
 
Âlemlerin rabbinden başka hiç kimsenin nazar gahi olmayan kalp, melekut âlemine açılan bir nur penceresidir. Ruhu besleyen mana pompası, hakikat aynasıdır. Özdeki sadakatin makamı, Hakkın esrarının mahallidir. Sadece kalıbının hastalığını dikkate alıp kalbin hastalığını dikkate almamak ne büyük bir gaflettir. Kalbin hastalığıyla kişi idrak kaybına uğrar, şuur zafiyeti geçirir. Cevher makamında olan kalp istikamet ayinesinden tecelli eder.
 
Kalp, iman makamı, irfan merkezi, aşk memba-ı ilahi nurların menzili, sırların kabı, mevcudat âleminin dirilik mihengidir. İnsanı et, kemik oluşumuyla muhtelif karışımların büyümesinden ibaret görmemek gerektiği kalbin içine yerleştirilen ilahi programın varlığıyla ortaya çıkmıştır.
 
Kalbin ruh ve akıl ile olan sıkı irtibatı kabul edilmekle birlikte hakikatini ve bağlantı sınırlarını Allah(c.c)’a havale etmek en doğru yoldur. Şeytanın, şehvetin ve nefislerin kalbe takmış oldukları paslı asma kilitlerden kalbi kurtarmak, kalbi arındırmak büyük bir mücadele ister. Kalbe asılı bu asma kilitler imanın kalbe yerleşmesine, yakin ve sadakat nurlarının sirayet etmesine mani olur.
 
Her an  değişken olan kalbin her an ve her mahalde yaratanına arz halinde olması gerekir. Kalp şehevat aleminin havasıyla ve gıdasıyla ince ayarını yitirir ve huşusuzluk getirir. Bütün kalpler alemlerin Rabbinin kudret parmakları arasındadır. Bunun için “Ey kalpleri çeviren Allah’ım kalbimi dinin üzerine sabit kıl” duasını Rasulallah Efendimiz çokça tekrar ederlermiş.
 
O öyle sıra dışı bir et parçasıdır ki; O iyi olursa cesedin tamamı iyi olur, O bozuk olursa cesedin tamamı bozuk olur. İşte O kalptir. Semanın ve arzın alamadığı ilahi çağrının makamı olan kalp ancak onun zevkiyle mest olur. Kalp hasenat ve seyyiatın satır satır yazıldığı amel kütüğüdür. Kalp kötü sıfatların makamı olmasıyla nefis, iyi sıfatların mekanı olmasıyla da ruhtur. Rabbimizden başka kimsenin okuyamadığı ilahi  bir defter olması hasebiyle bir sırdır.
 
Kalbin hızlı değişimi süfliyattan ulviyyata doğru olursa terakkidir. Ulviyattan sufliyyata doğru olursa bu bir zillettir. Kalbin manevi çizgileri de kalp grafiğine benzer. Devamlı bir kayıt ve hareketlilik esastır. Mansur bin Ammar kalpleri muhtelif kablar olarak tasnif ediyor şöyle ki;
Ariflerin kalpleri zikir kabıdır.
Zahitlerin kalpleri tevekkül kabıdır.
Sabırlı fakirlerin kalpleri kanaat kabıdır.
Tevekkül ehlinin kalpleri rıza kabıdır.
 Dünya ehlinin kalpleri ise aç gözlülük kabıdır.”
 
Şimdi acaba bizim kalplerimiz neyin kabıdır? Bu soruyu herkes kendisine sorup bir nefis muhasebesi yapmalıdır. Kin,kibir, haset ve fesat yumağı olan kalp acaba neyin kabı olabilir ki ! Olgun Kalplerde iman köklü dağlar gibi dik durur, sarsılmaz. Nefis, şeytan ve şehavat tarafından estirilen helak edici rüzgarlarla fitne ve fesat yumağı haline gelmiş kalp; kuru ot gibidir. Sağdan ve soldan esen yıkıcı rüzgârlar onu kökten koparıp söküverir.
 
Kalp zikrullah ile yücelere çıkar, rıza makamında manevi hallere nail olur, Allah’tan başka şeyleri anmakla sıradanlaşır , adileşir ve gafletten kalp ölmeye başlar. Kalbin yücelere çıktığının alameti ilahi ve rahmani olan şeylere karşı zevk ve arzu içindedir. Kalbin rıza makamında manevi hallere büründüğünün alameti kalbin geniş bir rahatlığa ermesidir. Kalbin Allah’tan başkasıyla meşgul olmasının alameti kalp harap olmuş bir virane gibi ıssız ve zevksizdir. Riya ve gösteriş galebe çalmıştır.
 
Gaflete dalan kalpte  ibadetlerin tadı ve huzuru kalmaz. Helal ve haram mefhumu ortadan kalkar. İşte bu sebeple insanı en şerefli ve en adi yapan kalptir.  Çünkü Allah’ı bilecek olan merkez ve diğer azalarının amellerinin mihengi kalptir. İnsanların çoğu bundan habersiz sadece zahirde amelleri yerine getirmekle yetinir ve kalbin amellerini devre dışı bırakır. Kişi kalbini tanımadıkça, kalbiyle tanışmadıkça Rabbine kullukla tanışamaz.
 
Ebu Turab En-Nahşebi buyuruyor ki; En üstün kalp sevdiği (Allah ve Rasulü) ile rahata kavuşan diri kalptir. Bazı irfan ehli kimseler de “En şerefli kalp muhabbeti ilahiye nuruyla parlayan kalbi selimdir” buyurmuşlardır.
 
Kalbin arınıp selamet bulması için nefsin terbiye ve tezkiyesi şarttır. Bu mahiyette nazargahi ilahi olan kalp asla ihmal edilmeyecek kıymete haiz bir meşguliyet olmalıdır ve büyük bir mesuliyet kabul edilmelidir. İman nuruyla hakikat güneşiyle aydınlanmamış karanlık kalpler; kafirlerin ve münafıkların kalpleridir. Sadece şehevat semasına uçan, gayya kuyusuna kaçan ve süfli gayeleri seçen kalp zalim ve kafir kalbidir.
 
Necmüddin-i Kübra (k.s) kalbi, inanç kriterlerine göre dörde ayırıyor. Ümitsiz kalp, kafirin kalbidir. Kilitli kalp, münafığın kalbidir. Mutmain kalp, müminin kalbidir. Kalbi selim, hakikat eri müminlerin kalbidir. Kalbi mümbit bir arazi gibi düşünürsek ilahi fuyuzat yağmurlarıyla beslenen ve sulanan bir arazi olarak düşünürsek rengârenk ahlaki hamide gülleri açar, iman meyveleri veren hakikat ağaçları büyür. Bu, Allah’a huzur ve huşu ile ibadet eden mümin kişinin kalbidir. Yoksa çorak bir araziye yağan yağmurlar kendisinde güller açtırmaz, ağaçlar büyütmez işte bu kalp sahibi münafık ve kâfirin kalp arazisidir.
 
Dinin makamlarının tamamı kalp ile elde edilir. Sıddıklar derecesine nail olmak isteyen bir kimse özündeki ve sözündeki sadakatine müracaat etsin. Bu kalbin muamelatıdır. Allah’a yakınlık elde etmiş evliya derecesine ulaşmak isteyen kimseler Allah(c.c)’ın çizdiği sınırlara dikkat etsin. Bu kalbin muamelatıdır. İhlâs sahibi olmak isteyen kul halis muhlis bir iman sahibi olsun. Bu kalbin muamelatıdır. Abidler, zahitler, müçtehitler her biri kalbin muamelatıyla iyilerden oldular.
 
Kalbin, kalbi selim olabilmesi için şirkten, nifaktan, heva ve hevesten arınması gerekir. Çünkü bunlar kalbi hastalandıran zehirlerdir. Takva ile mamur olmuş, zikrullah cilasıyla boyanmış, ihlâs ile tecrit olunmuş ve iman boyasıyla boyanmış kalp; kalbi selimdir. İmanın yazıldığı kalp, haşyeti ilahiye memba-ı olmuş kalp, iman sevdirilip, imanla zinetlenmiş kalp, bedir mücahitlerinin ölümsüz kalpleriydi.
 
Kalbin diri kalması ölmeyen diriye kullukla mümkündür. Kulluk yolundaki ayıpları görüp rabbine karşı haya duygusuna bürünmektir. Zikrullahla meşgul olup evliyanın sohbetinde bulunmaktır. Ebul Hüseyin En Nuri kalpteki imanın altı sur ile çevrilip korunduğunu şu şekilde ifade ediyor; Muhakkak ki kalp altı surla korunmuş   kale gibidir. Müminin kalbi ve imanı en içte şeytan ise en dışta kalpteki iman cevherini çalmak istiyor.
 
Birinci kalenin suru altındandır. O marifetullahtır.
İkinci kalenin suru gümüştendir. O Allah’a imandır.
Üçüncü kalenin suru demirdendir. O İhlastır.
Dördüncü kalenin suru bakırdandır. O Allah’ın kaza ve kaderine razıdır.
Beşinci kalenin suru tahtadandır. O Allah’ın farz kıldıklarını yapmaktır.
Altıncı kalnine suru kerpiçtendir. O amelleri edep ölçüsünde yapmaktır.
 
İbrahim Havvas buyuruyor ki ;Hastalıklı kalplerin şifası şu beş şeydir:
 
Tefekkür ederek Kuran okumak.
Az yemek
Geceyi ihya etmek
Seher vakitlerinde yalvarıp yakarmak
Salihlerle oturmak.
 
Hasan Basri (k.s) buyuruyor ki; kalpler altı şeyden dolayı bozulmaktadır.
 
Birincisi; Günah işleyip tövbeye yönelmemek.
İkincisi; Öğrenip öğrendiğiyle amel etmemek.
Üçüncüsü; Amel etseler bile ihlâsla amel etmemek.
Dördüncüsü; Nimetleri görüp şükretmemek.
Beşincisi; Allah’ın taksimatına razı olmamak.
Altıncısı; Ölüleri defnedip ibret almamak.
 
Kalbin Islahı  ve istikameti ancak şu dört şeyle mümkündür:
 
1-Niyetin Tashihi.
2-İhlâslı Olmak.
3-Takvaya Ermek.
 4-Allah ve Rasûlullah sevgisi .
Kalpte marifetullah medeniyyeti imar edilmedikçe,beldelerde asla medeniyet hakim olmaz.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.