Rusya'nın Ukrayna'daki son askeri operasyonu, çatışma bölgesinden binlerce kilometre uzakta hissedilen küresel bir ekonomik krize neden oldu. Bu, her iki tarafın tüm büyük oyuncuları tarafından öngörülememişti. Rusya ve Ukrayna'nın önemli buğday üreticileri olması, gıda krizinin artması milyonlarca insanı kıtlığa maruz bırakıyor. Batı medyasına ve liderlerine göre, Afrikalılar bu krize karşı en savunmasız nüfus gibi görünüyor. "Kara" kıtada topyekûn bir kaosun arifesinde, "uluslararası toplumun" bir çözüm bulması ve gerekli adımları atması gerekecektir.
Rusya-Ukrayna çatışması tartışmalı bir konudur ve insanların bu konuda farklı düşünceleri ve takdirleri vardır. Bununla birlikte, Rusya şimdi hem Ukrayna'da hem de kendi topraklarında tahıl ihracatı üzerinde kontrol sahibi oldu. Buğday, mısırın sonrasında, dünyada en çok üretilen ikinci tahıldır. Çin, 2021-2022 yıllarında üretilen 136 milyon metrik tondan fazla buğday üretimi ile dünyanın ilk üreticisidir. Çin, Hindistan (108 ton) ve Rusya (85 ton) küresel buğday üretiminin %41'ini oluşturmaktadır. Avrupa, tek bir ülke olarak sayılsaydı (Ukrayna dahil) aynı yıl içinde 138 milyon metrik tondan fazla üretim yapmış olacaktı (Statista). Ukrayna’nın 2021-2022'de tek başına tahıl ihracatı 47,5 milyon tona ulaştı: bu da Avrupa üretiminin kabaca %30'u.
Uluslararası pazardaki buğday kıtlığının Afrika'da kıtlığa yol açacağına dair birçok tahmin orta konulmuştur. Dünyanın en savunmasız kıtası olan Afrika’nın, bin mil uzaktaki çatışma nedeniyle ciddi bir kıtlık tarafından vurulması muhtemeldir. Şu anki Afrika Birliği başkanı, limanlarda tahıl taşıyan gemileri serbest bırakmak için Rusya Federasyonu başkanına bir ziyaret bile yaptı.
İstatistiklere bakıldığında, Avrupa'nın en azından kara kıtadan daha fazla tahıla ihtiyacı olduğunu belirtmek gerekmektedir. Afrika kıtası, birçok kişi tarafından dünyanın en fakir kıtası ve her zaman yardıma muhtaç bir bölgesi olarak nitelendirilmiştir.
Afrika, Rusya-Ukrayna çatışmasında bir aktör değil, taraf tutmaya zorlanıyor ve başkalarının menfaatini korumak için bir bahane olarak kullanılıyor. Gerçek şu ki, tahıl kıtlığı Avrupa'yı Afrika'dan daha fazla etkiliyor. Burada iki ülke arasında Temmuz-Ağustos aylarında bir anlaşma yapıldı; ilk 8 tahıl gemisi Birleşik Krallık, Lübnan, Güney Kore ve Türkiye'ye ulaşıyor; hiçbir zaman şüphelenildiği gibi Afrika'ya gönderilmediler.
Zamanla, insani yardımların Afrika'yı ve nüfusunu muhtaç durumda tutmak için sadece bahaneler ve araçlar olduğunu anlamak kolaydır. Afrika dünyanın verimli topraklarının %60'ına sahiptir. Dolayısıyla binlerce mil uzaktaki bir çatışmanın Afrika'yı kıtlığa götürebileceği düşünülemez. Yine de tüm suçlamalar Batılı güçlere yüklenmemelidir tabii ki ... Afrika'nın liderleri aynı zamanda yoksulluğunun da nedenleridir. Bu liderler sömürgeci efendilerinin refahı için, efendilerinden daha fazla endişe duyuyor gibi görünüyorlar. Aile üyelerinizi sömürmek ve kaynaklarını başka bir aileye hizmet etmek için kullanmak, neo-kolonyalızmın ders kitabı örneğidir.
Afrika'nın dünyadaki en düşük yaşam standartlarından birine sahip olduğu inkâr edilemez. Bunun nedeni kötü yönetişim ve hatalı politikalardır. Çoğu politikanın yabancı devletlerin ve veya uluslararası kurumların yardımı veya müdahalesi ile tasarlandığı hatırlatılmalıdır. Sonuç olarak politika karaları başarısız olursa tüm tasarım zinciri zayıflayacaktır. Afrika'ya verilen dış desteğin etkinliği, verimliliği ve hatta niyeti sorgulanmalıdır. Hiçbir müdahale olmadan samimi ve kazan-kazan ilişkisi kurmak, kıtanın sorunlarına nihai çözüm olacaktır. Bununla birlikte en büyük rolün önce Afrikalılar tarafından oynanması gerekiyor. Onlar da yürümek için yollarını seçmeli ve halklarının iyiliği için çaba göstermelidir.
Sonuç
Görünüyor ki, Batı medya kuruluşları ve liderleri Afrika kıtasını her zaman küçümsediler. Elbette gıda, insanın hayatta kalmasında önemli bir rol oynar. Afrika'daki bazı bölgeler geçmişte gıda güvenliği için mücadele etmiştir. Fakat yaşanacak bir küresel krizin tüm insanları ilgilendirdiği hatırlatılmalıdır. Dolayısıyla Afrikalılar önlemlerini mevcut şartlara göre almak zorundadırlar.
Rusya’nın Ukrayna’daki askeri operasyonunun dünya ekonomisini istikrarsızlaştırdığı inkâr edilemez bir gerçektir. Bununla birlikte, dünyadaki birçok ülkenin çatışmayla hiçbir ilgisi olmadığı gibi, Afrika'dakiler de taraf tutmaya teşvik edilmemelidir. Ne yazık ki, kimi güçler Afrika ülkelerini kendi taraflarına çekmek için gıda krizi söylemlerini Afrika üzerinden yürütmeye çalışıyorlar.

1 Yorum
Bravo Boubacar, Batının aç gözlülüğü her zaman olduğu gibi devam ediyor. Bunu hiç unutma evlat. Batı hiçbir zaman medenî olmamıştır ve bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.." Aliya İzzetBegoviç