İman Kalpte Başlar, Hayatta Görünür
Dinî, Sosyal ve Kevnî Boyutlarıyla İslam’ın İnşa Ettiği Erdemli İnsan Modeli
Dinî, Sosyal ve Kevnî Boyutlarıyla İslam’ın İnşa Ettiği Erdemli İnsan Modeli
Hicaz yazıtlarının günümüz dünyasındaki en hayati işlevlerinden biri, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) tarihsel şahsiyetini ve İslam’ın erken dönem kronolojisini inkâr etmeye yeltenen çağdaş oryantalist revizyonizme vurduğu paleografik darbedir.
Nihayetinde Hicret’i yeniden yaşamak, geçmişe nostaljik bir bakış atmak değildir. Bu, çağdaş gerçekliklerin içinden yolumuzu bulmak için zamansız bir olaydan rehberlik almaktır. Her çağda cesaret gerektiren zorluklar, iman gerektiren fedakarlıklar ve vizyon gerektiren fırsatlar vardır.
Hacda tanık olduğu İslam dünyasının olağanüstü çeşitliliği karşısında büyülenmiş olmalıydı. Çinli Müslümanlarla tanıştı, Cava’lı kadınların renkli giysilerini hayranlıkla izledi ve çölü yürüyerek ailesiyle birlikte Kutsal Şehirlere gelen Nijeryalı bir soyluyla karşılaştı. Gördüklerini değerlendirirken hacın, maneviyatının yanı sıra “bir Milletler Cemiyeti, bir Uluslararası Sanat ve Bilim Akademisi ile bir Uluslararası Ticaret Odası” olduğunu yazdı.
Özellikle Suudi Arabistan’ın son dönemde birçok alanda hassasiyetlerini çiğnemiş olmasıyla birlikte, Mekke’nin ileride turizm amaçlı ziyaretlere açılıp açılmayacağı sorusu yeniden gündeme geldi. Ancak kamuoyundaki tartışmaların ötesinde asıl mesele şudur: İslam hukuku bu konuda ne söylüyor?
Grup, kendi kutsal metni olarak Bilgelerin Hedefi: Muhammed Ailesinin Yükselişinin İncili adlı eseri kabul etmektedir. Yaklaşık kırk ülkede faaliyet gösterdiği ve tahminen 7.000 kişilik bir topluluğa sahip olduğu ifade edilen yapı, medya ve uydu kanalları aracılığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.
Ramazan her yıl gelir; fakat her gönülden aynı izlerle geçmez. Kimileri onu sıradan bir takvim yaprağı gibi karşılar; kimileri geceleri uyanık, gündüzleri uykuda geçirilen bir alışkanlığa dönüştürür. Bir de azınlık vardır ki Ramazan’ı Allah’a doğru gerçek bir koşu, hakiki bir yarış mevsimi olarak idrak eder.
Bu durum, Epstein ve çevresinin yaşam tarzını “baalizm” kavramı üzerinden sembolik şekilde okumayı daha da anlamlı kılmaktadır. Tıpkı Baal kavramının dilbilimsel ve teolojik katmanları gibi, Epstein adasından çıkanlar da sahiplik, hâkimiyet ve ahlâk anlayışına dair ciddi bir zihniyet problemine işaret etmektedir.
Bugün birçok toplum doğum oranları konusunda paniğe kapılırken, aile hayatını ayakta tutan kurumları aynı anda zayıflatmaktadır. Evlilik ertelenmekte ya da caydırılmakta, ekonomik sistemler ebeveynleri tüketmekte, ahlaki belirsizlik cinsiyet rollerini istikrarsızlaştırmakta ve çocuklar “yaşam tarzına engel” olarak yeniden tanımlanmaktadır. Hatta bazı kadınlar, evlilik ve aile yükümlülüklerini bilinçli olarak reddederek, bağımsızlıklarını ve bir ya da iki çocuğun “sahipliğini” tercih etmektedir.
Son yıllarda Budist çevrelerin, özellikle Orta Doğu’da, faaliyetlerini ciddi biçimde artırdığı görülüyor. Bu hareketlilik, masum bir “insanlık hizmeti” görüntüsünün çok ötesinde; ahlâk söylemleri üzerinden küresel çapta etki alanı kurma girişimi olarak dikkat çekiyor.
İslam âlimleri yardımlı ölümü ve intiharı ittifakla reddederken, 2025 tarihli Hyphen anketine göre İngiltere ve Galler’deki Müslümanların %43’ü bu tasarıya karşı çıkarken, Müslüman olmayanların yalnızca %15’i karşı çıkmıştır.
Müslüman için sanat, hakikatten ve kulluktan kopuk bir heves değildir. Her işimiz nasıl Allah içinse, sanat da o niyetle icra edildiğinde sahici güzelliğe ulaşılacaktır. Bizim sanatımız nefreti değil muhabbeti, alayı değil takdiri, çirkinliği değil güzelliği dile getirir. İşte bu yüzden, Müslüman sanatının en değerli konusu Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ta kendisidir.
Elbette farz olan hac asla evde yapılamaz. Ancak o haccın taşıdığı yüksek ahlâk ve teslimiyet, her yerde yaşanabilir.
Kral 6. Muhammed, 27 Şubat 2025’te yaptığı açıklamada vatandaşlarına yaklaşan bayramda kurban kesmekten kaçınmaları çağrısında bulundu.
Mısır, son yıllarda sadece “İslamcı hareket” ile “sözde sivil devlet” arasında geçen klasik bir çatışmadan ibaret olmayan, çok daha derin bir kimlik inşa sürecinden geçiyor. Bu süreçte; hem İslami hem de Hristiyan (özellikle Mısır Ortodoks Kilisesi'ne bağlı) referanslar sistematik bir şekilde eritiliyor.
Bunlar, birçok önemli dinlerarası münazara uzmanının bu alana yönelmesine neden olmuş ve birçok kişinin İslam’a dönüşüne vesile olmuştur. En önemlisi, özellikle batı Hristiyanlık etkisi altında kalan Müslümanların imanlarını güçlendiren bir araç olmuştur.
Bu gün, Allah’ın Hz. Musa’yı ve İsrailoğullarını Firavun’un zulmünden kurtardığı önemli olayı anmak açısından son derece önemlidir
Bu son durumlar, Orta Asya’nın en fakir ülkesi olan Tacikistan’da 30 yıllık bir geçmişe sahip, menfaatlere dayalı bir İslamofobi’nin yeni bir tonudur.
Bu yılki hac ibadeti sırasında doğal olarak bazı hacı adayının hayatını kaybettiği ve hac ibadetinin zorluğunun, dönemin sert hava koşullarının hacı adayları için sıkıntı yaratmış olabileceği bir gerçek. Ancak, medyanın konuyla ilgili yayınlarının çoğunun İslamofobik eğilimler taşıdığı, en azından kötü niyetli olduğu iddia edilebilir.
"Kim bir kavme benzerse ondandır."
İslam dini cemaat dinidir. İslam; toplum, cemiyet ve cemaat noktasında hükümleri yoğunlaşmıştır. Tabii ki Cami ibadeti İslam'ın merkezindedir.
Bu eser iki kısımdan oluşuyor. Kitabın ilk bölümünde yazar, günümüzde Müslüman halkların geri kalmışlığının sebeplerini, bu geri kalmışlığa çözüm olarak üretilen İslami nizam anlayışlarını ve bunların günümüzdeki uygulamalarını anlatıyor. İkinci kısımda ise şahsi düşünceleri yüzünden devletin -yasa dışı yollarla- kendisini 14 yıl hapse mahkûm etmesinin hikayesini anlatıyor.
Manevi Hastalıklarımız (Gıybet, Haset, Kibir, Riya)
Peygamber Efendimiz bu manayı ihtiva eden hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayı, Ramazan diye isimlendirildi çünkü o günahları yakar (yok eder)
Yaratılış konusunu çarpıtmak için belli bir dönemde Darwin’in evrim teorisini insanlara dayatmaya çalıştılar. Geldiğimiz noktada Darwin’in fikirleri bir teori olmaktan öteye gidemedi. Büyük Patlama teorisi ise insanlara farklı bir şekilde pazarlanmaya çalışıldı.
Tarihin sayfalarını 1442 yıl öncesine çevirirsek kutsal topraklarda bir destan yazıldığını görürüz.
“Anne bir okuldur ki, onu eğitirsen soyu iyi olan bir toplum oluşturmuş olursun”
Farklı ülkelerinin yerel haber kuruluşlarının haber temin ettiği dev Batı medyası, İsrail’in dünya çapındaki itibarını korumaya devam ediyor.
“O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.” (Zuhruf 43:67)
Müslüman ülke ve beldelerinde bu ay büyük bir coşku ve heyecanla karşılanır. Ramazan ayında oruç farizasının yanı sıra itikâfın ihyası, infak ve nafile namazların çoğaltılması gibi hayırlar da ön plana çıkar.
Allah’ım! sana Hamdolsun şükürler olsun ki Ramazan'a ulaştık.
Toplumun hemen hemen her kesiminde hile, aldatmaca, gıybet, sözde durmama gibi kötü hasletlerin zuhur etmesi, Hz. Peygamber’in temsil ettiği erdemli yaşam ile bağdaşmayan bir hayat içerisinde olduğumuzun delilleridir.
Günümüz dünyasında bilim ve teknolojinin benzersiz bir şekilde gelişmesiyle insan yaşamının birçok noktada kolaylaştığı şüphe götürmez bir gerçektir. Fakat bu kolaylıklar beraberinde baş döndürücü sorunları ve içinden çıkılamaz muammaları da getirmektedir.
19 Mart Cuma günü İslam ümmeti, asrın en önemli âlimlerinden biri olan Muhammed Ali Sabuni’nin ölüm haberini aldı. 91 yaşında vefat eden Suriyeli tefsir âlimi için birçok taziye mesajı yayınlandı. Cumartesi günü İstanbul’da çok sayıda kişinin iştirak ettiği cenaze namazının ardından, Safvetü’t-Tefasir (Tefsirlerin Özü) müellifi Muhammed Ali Sabuni ebedi âleme uğurlandı. Muhammed Ali Sabuni Kimdir?
Eğer bu beş temel özellik ve hak sağlanamıyorsa insanca yaşamak mümkün değildir. İslami yönetimleri diğer din ve ideolojilerden ayıran en temel unsurların başında bu beş temel hakkın insanlara verilmesi vardır
“Ey İman edenler! Allah’a ve Rasulüne itaat ediniz ve amellerinizi iptal etmeyiniz” (Muhammed 33) Yani Ey İman Edenler! Allah ve Rasulüne asi olup itaati terk etmek sureti ile diğer yaptığınız amelleri iptal etmeyiniz
Abbasiler döneminde İslam medeniyetinin kucakladığı ve sahiplendiği dâhiler arasında Musa b. Şakir’in oğulları da yer almaktaydı. Mucit olan baba ve oğulları veya üç dahi: Muhammed, Hasan, Ahmed. Musa b. Şakir’in oğulları kimdir?
“(Resulüm! ) De ki: Eğer Allah\'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir. (Âl-i İmrân 31 )
”Cebrail (as) komşu hakkını bana o kadar çok tavsiye etti ki, komşunun komşuya mirasçı olacağını zannettim.”(BUHARİ )
(َوَوَصّينا الإنسانَ بوالديه إحْساناً ) “Biz, insana ana ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik.”(ankebut-8)
MÜSLÜMAN\'IN KURAN-A KARŞI VAZİFELERİ
Tesettür, artık diğer giysiler gibi Müslüman kadınların kıyafet dolabında bulunan bir üründür
Günümüz İslam coğrafyasına baktığımızda, geleceğe dönük planları olmayan, plan yapamayan bir topluluk haline geldiğini gözlemlemekteyiz.
Mevdûdî bir taraftan sömürge düzenine, diğer taraftan Hinduların baskın kültür olarak yükselişine karşı çıkmıştır. En büyük gayesi Pakistan’ı dünyaya örnek teşkil edecek modern bir İslâm devleti olarak kurmaktı.
Arap dilinin kıymeti ancak Müslümanların zafer günlerine kaldı. Bilim ve siyasette yenilikten yoksun olmaya başladığımızdan beri zaferlerimizin sesi olan Arapça da kısıtlandı.
Batı Afrika’daki Şii hareketler mezhepçiliklerinin yanı sıra bazen ülkelerin hükümetlerine karşı da ciddi muhalefet sergilemektedirler. Birçok defa paralel hükümet kurmak ve teröre teşebbüs etmek suçlamalarıyla suçlanmışlardır.
Müslüman gibi düşünüp Müslüman gibi yaşamayan, kul olduklarının bilincine varıp asıl hedef olan imtihanı kazanmak için fedakârlık yapmayan Müslümanların kurtuluşa ermeleri mümkün değildir.
Toplantıya katılan yetmiş beş âlim ve aydınla birlikte 25 Ağustos 1941’de Lahor’da Cemâat-i İslâmî teşkilâtını kurdu, başkanlığına da kendisi seçildi.
Kalpte öyle bir gedik ve boşluk vardır ki, zikrullah’dan başka hiçbir şey onu kapatamaz..
Hafsa Binti Sirin Kimdir? Nasıl yetişti, gençliği nasıl geçti? Ne ile Meşhur oldu? En Meşhur hocaları ve talebeleri kim?
Kalbi sadece kan pompalayan bir uzuv olarak tanımlamak ne büyük zulümdür. Marifetullah makamı olan kalp özün özüdür
Allah Teâlâ buyuyor ki, “Onların, Allah\'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah\'a söverler…” (Enam: 108)
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”
Anahtar açma aletidir. Her kapının kendine özel anahtarı vardır, kapı ancak kendi anahtarıyla açılır. Hayatın anahtarları da aynen kapı anahtarı gibi uygun anahtarla açılır. Anahtar koleksiyoncusu olma,doğru anahtarı bul..
Bu gün Batı zihniyetinin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Sadece kendini düşünen ve düşündüğünü zanneden kendisinin dışında hiç kimseye hayat hakkı tanımayan fakat kendisininde tüketim hırsı ve tüketim kölesi olan bireylerin olduğu bir zihniyet bu batı zihniyeti.
Doğruya tabi olmak sahibini kurtuluşa çıkarır, yanlışa tabi olmak ise felakete... Her dönemde uyanlar ve uyulanlar olmuştur. Bu hayatın bir gerçeğidir.
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. RN Medya