editorbet giriş Deneme Bonusu veren siteler editorbet giriş

Jumilla’nın Bayram Yasağı: İspanya’da Tarih Tekerrür mü Ediyor?

Jumilla’nın Bayram Yasağı: İspanya’da Tarih Tekerrür mü Ediyor?

Geçtiğimiz hac mevsiminde Müslüman sosyal medya kullanıcıları, İspanya’dan Mekke’ye at sırtında yolculuk eden bir grup İspanyol Müslüman’ın görüntüsüne hayran kaldı. Çevrim içi çok sayıda kişi tarafından takip edilen bu yolculuk, yüzyıllar önce İspanya’daki Müslümanların büyük rihle ve hac geleneklerinin hatıralarını yeniden canlandırdı.

Geçtiğimiz günlerde yine başka bir nostaljik manzaraya- günümüz için acı olsa da- şahit olduk. İspanya’nın güneydoğusundaki Murcia bölgesinde yer alan küçük Jumilla kasabasında, bir grup aşırı sağcı Hıristiyan siyasetçi -ülkenin en karanlık dönemlerinden biri olan- Müslümanlara karşı yürütülen engizisyonunu hatırlatan bir karara imza attı.

Yasak Kararı

Geçen cuma günü, nüfusu yaklaşık 27 bin olan Jumilla kasabasının belediye meclisi, “Belediye spor tesisleri, yerel yönetim tarafından düzenlenmedikçe kimliğimize yabancı dini, kültürel veya sosyal etkinliklere açılamaz.” şeklindeki öneriyi kabul etti. Bu ifadeyle, Ramazan ve Kurban bayramlarının belediyeye ait spor alanlarında kutlanması doğrudan yasaklandı.

Teklif, Müslüman etkinliklerinin tamamen kaldırılmasını isteyen aşırı sağcı Vox Partisi’nden geldi. Yönetimdeki muhafazakâr Halk Partisi metni yumuşatmış olsa da yasağı onayladı. Yerel sol partiler karara karşı çıktı. Vox üyeleri, “Metin bizim asıl sert önerimizi yansıtmıyor.” dermişçesine oylamaya katılmadı. Ancak partinin Murcia şubesi X’te zafer mesajı yayınladı:

Vox sayesinde, İspanya’da kamusal alanlarda İslami bayramların yasaklanmasına ilişkin ilk karar alındı. İspanya Hıristiyanların ülkesidir ve öyle kalacaktır.”

Tarihî Bir Yarayı Kanatmak

Bu kararın 1978 Anayasası’nın güvence altına aldığı din özgürlüğüne aykırı olduğunu söylemeye gerek yok. Ama asıl mesele hukuktan çok çok öte… Bu karar, İspanya’nın hâlâ çözümleyemediği bir kimlik krizini, yüzleşmekten kaçındığı derin bir tarihî yarayı yeniden kanatıyor.

Vox lideri Santiago Abascal aynı gün şunları yazdı: “Kamu alanlarını kültürümüze yabancı uygulamalardan korumalıyız. İspanya, Endülüs değildir.” Yerel siyasetçilerden Juana Guardiola ise şunu sordu: “Kimlikten bahsediyorsak bu toprakların yüzyıllara dayanan Müslüman mirası ne olacak?”

Elbette bu olay İspanya’nın hâlâ kendi nefret dolu tarihiyle yüzleşmekte zorlandığını gösteren tekil bir vaka değildir. İspanya’da İnsan Hakları Derneği (AMDEH) tarafından 2020 yılında yayımlanan bir raporda, ülkedeki Müslüman karşıtı duyguların okul ders kitaplarında bile Reconquista anlatısı üzerinden sürdürüldü ifade edildi. Ayrıca birçok eğitim kurumunda tarihî “Mağribi karşıtı” nefretin daha da derinleştirilerek kökleştirildiği açıkça ortaya koyuldu. Bu bakış açısına göre, tüm Müslümanlar tek bir kategoriye indirgenmektedir: “Mağribiler” (Moors).

İspanya Endülüs müydü, değil miydi?

Tarih, Vox’un resmetmeye çalıştığından çok daha farklıdır. Müslümanlar, bugünkü İspanya’nın büyük kısmında neredeyse sekiz asır hüküm sürdü. Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar birlikte yaşadı, tüm bu dini yapılar ibadet özgürlüğüne sahip oldu ve kamu hizmetlerine rahatça erişebildi. Bilim, kültür ve sanatın altın çağlarından biri bu dönemde yaşandı. Gözlüğün icadından eczacılık gelişmelerine, coğrafya bilgisinden mimari şaheserlere varıncaya kadar birçok gelişme yaşandı. Avrupa’yı yeniden klasik bilgiyle buluşturan çeviri hareketinden, İspanyolcanın sözlüğünde hâlâ yaşayan dört bini aşkın Arapça kelimeye kadar bu miras silinmedi.

Ancak bu dönem, son Müslüman krallığın 1492’de Katolik güçlere yenilmesiyle sona erdi. 1499’a gelindiğinde zorla din değiştirme, işkence ve hapis yaygınlaşmıştı. 1501 yılına gelindiğinde ise orada artık İslamiyet’i alenen yaşayan tek bir kişi kalmamıştı. Birçoğu 1609–1614 yıllarındaki son sürgünlere kadar bir yüzyıl boyunca gizlice İslam’ı yaşamaya devam etti. “İspanyol engizisyonu” ise ancak 1834’te kaldırılarak sona erdi.

Geçmişten Günümüze

Avrupa tarihi, yalnızca Müslümanlara değil farklı mezhep ve inançtaki Hıristiyanlara da uygulanan zoraki tek tipleştirmenin sayısız örnekleriyle doludur. Tek bir “kimlik” saplantısı, milyonlarca hayatı söndürdü.

Bugün birçok genç Avrupalı, bu karanlık sayfaları geride bırakmak ve çoğulcu bir toplum yapısını benimsemek istiyor. Fakat Vox gibi siyasi gruplar, engizisyon mantığını yeni bir dil ve kılıkla geri getirmekte kararlı görünüyor.

Bugün hedefte bayramlar var. Yarın isimler, diller, nihayetinde inançlar olabilir mi?


*Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve İdrakpost editöryal politikasını yansıtmayabilir.