Emine Elkasim

8 İçerik

Takip:

Bebeklerin Hakları Şirketlerin Gölgesinde Nasıl Kayboldu?

Emzirme, her çocuğun temel hakkı olduğu kadar, korunması gereken ortak bir toplumsal sorumluluktur. Günümüzde bu hakkın ticari baskılardan korunması; yasal düzenlemeler, toplumsal farkındalık çalışmaları ve destekleyici politikalarla güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sağlık politikaları ve hukuki düzenlemeler, İslam’ın ortaya koyduğu ilkelerle birlikte ele alındığında, her çocuğun hayata sağlıklı, güvenli ve insan onuruna yakışır bir başlangıç yapması için güçlü bir zemin oluşturabilir.

İman Kalpte Başlar, Hayatta Görünür

Dinî, Sosyal ve Kevnî Boyutlarıyla İslam’ın İnşa Ettiği Erdemli İnsan Modeli

Birlik Yanılgısı ile Bölünme Gerçeği Arasında Suriye

Asıl sorumluluk dış aktörlerde değil, doğrudan Suriye halkının içindeki bilinçli nesillerde yatmaktadır. Adil ve istikrarlı bir devletin kurulması, içeriden başlayan bilinçli bir yeniden yapılanmayla mümkün olacaktır.

Bilinçli Ebeveynlik: Çocuk Gelişiminde Ailenin Eğitici Gücü

Geleneksel eğitim etkisi sınırlarının giderek silikleştiği bir dönemde, aile bu kritik rolü nasıl üstlenebilir? Dijital çağın yıkıcı dayatmaları ve modernizmin entelektüel sapkınlıklarına karşı bu emaneti nasıl muhafaza edeceğiz?

Değişen Dünyada “İdeal Güzellik” Algısından Özgürleşme

İdeal güzellik ölçütlerinin yarattığı artan baskılara karşı, küreselleşme çağında gerçek anlam kazandıran değerleri esas alan yeni bir güzellik kavramının inşa edilmesi bir zorunluluk haline gelmektedir. İslam’ın güzellik felsefesine dayalı bir yaklaşım, bu kavramın yeniden dengelenmesine katkı sağlayabilir.

Modern Çağda Bireyselcilik Krizi ve Toplumsal İlişkiler Üzerindeki Etkisi

Bu kapsamlı vizyonla İslam, modern çağdaki bireyselcilik zorluklarıyla yüzleşen, iman ve ahlak temelli, haklar ve sorumluluklar arasında denge kuran bir toplum modeli sunar.

Tarihsel Perspektifle Kudüs Sorununda Suriye ve Mısır’ın Stratejik Önemi

Stratejik bir bakış açısıyla, Suriye ve Mısır’daki yönetim sistemlerinin devamlılığı, bölgedeki karmaşık bir durumu yansıtmaktadır. Bu ülkelerin rolleri, İsrail’in ve genel olarak bölgenin güvenliği açısından farklı şekillerde değerlendirilmektedir. Bu durum, bölge ülkeleri arasında gerçek iş birliğini engellemekte ve Kudüs meselesi gibi konularda ortak tutum alma kabiliyetlerini zayıflatmaktadır.